---
title: "Bekābillâh"
url: "https://www.naksibend.com/sozluk/bekabillah"
type: "sözlük-terimi"
description: "Kötü vasıflarından arınan sâlikin iyi vasıflar kazanıp kendinden fâni olduktan sonra Hak ile bâki olması; fenâfillâhın ardından gelen ve irşadın şartı sayılan hâl."
---

# Bekābillâh nedir?

Arapça: البقاء بالله
Transliterasyon: al-baqāʾ bi-llāh
İngilizce: subsistence in God

Kötü vasıflarından arınan sâlikin iyi vasıflar kazanıp kendinden fâni olduktan sonra Hak ile bâki olması; fenâfillâhın ardından gelen ve irşadın şartı sayılan hâl.

## Anlamı

Bekā, “var olmak, sürekli olmak” demektir. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin kısa tanımında tasavvufî bekā, kötü huy ve vasıflarından arınan sâlikin iyi huy ve vasıflar edinmesi, kendisinden fâni olup Hak ile beraber olmasıdır. Kavram fenâdan ayrı düşünülmez; iki kelime birlikte fenâ-bekā olarak anılır.

## Tanımları

Mustafa Kara’nın aktardığına göre Ebû Saîd el-Harrâz bekāyı, kulun ilâhî tecellîleri temaşa ederek bâki olması diye tarif eder. Ebû Ya‘kūb en-Nehrecûrî’ye göre bekā, kulun dinî hükümlerde Allah’ın iradesini gözetmesidir ve sıhhatli bir kulluk ancak fenâ ve bekā ile olur. Seyyid Şerîf el-Cürcânî ahlâkî açıdan fenâyı kötü huyların yok olması, bekāyı iyi vasıfların kazanılması olarak tarif eder.

## Fenâdan sonra

Sülûk anlayışında yol bir kavis çizer: sâlik yola girer, ilerler, sonuna varır ve yolun başına geri döner. Süleyman Uludağ’a göre sülûkün sonu, Hakk’a vuslatın (fenâfillâh) ardından Hak ile bâki olmaktır (bekābillâh). Mahv ve fenâ hâlinden sonra seyr ü sülûk ile sahv ve bekā hâline erişen, kesrette vahdeti müşahede eden kişi mürşidlik vasfına hak kazanır.

Kara’nın aktardığı bir görüşe göre fenâ hâlinin sürekli olmadığını savunan sûfîler, kişinin bekā hâline geçmeden irşadla görevlendirilemeyeceğini söyler. Sürekli cezbe hâlinde bulunan kimse mürşid olamaz; irşad yetkisi normal hâle dönmüş olanlara aittir. Bu yönüyle bekābillâh, halk arasına dönüp şeriatın hükümlerine riayetle yaşayan olgun insanın hâlidir.

## Kaynaklarda

TDV İslâm Ansiklopedisi’nde “Bekā” tasavvuf başlığı “Fenâ” maddesine yönlendirir; kavram orada ve “Sülûk” maddesinde işlenir.

## Köken

Arapça bekā (b-k-y kökünden; kalıcı olmak) + bi (ile) + Allah.