---
title: "Hâlidiyye"
url: "https://www.naksibend.com/sozluk/halidiyye"
type: "sözlük-terimi"
description: "Nakşibendiyye-Müceddidiyye’nin, Mevlânâ Hâlid el-Bağdâdî’ye (ö. 1242/1827) nisbet edilen ve XIX. yüzyıldan itibaren Osmanlı coğrafyasında en yaygın hâle gelen kolu."
---

# Hâlidiyye nedir?

Arapça: الخالديّة
Transliterasyon: al-khālidiyya
İngilizce: the Khalidi branch

Nakşibendiyye-Müceddidiyye’nin, Mevlânâ Hâlid el-Bağdâdî’ye (ö. 1242/1827) nisbet edilen ve XIX. yüzyıldan itibaren Osmanlı coğrafyasında en yaygın hâle gelen kolu.

## Kurucusu

Hamid Algar’a göre Hâlid el-Bağdâdî 1193’te (1779) Süleymaniye’ye bağlı Karadağ kasabasında doğdu ve Nakşibendîler arasında “Mevlânâ” unvanıyla tanındı. Süleymaniye’de müderrislik yaptıktan sonra 1809’da Hindistan’a giderek Delhi’de Abdullah Dihlevî’den el aldı. Dihlevî ona tarikatı Batı Asya’da yayması için geniş yetki verdi. Bağdâdî Bağdat, Süleymaniye ve son olarak Şam’da faaliyet gösterdi ve 14 Zilkade 1242’de (9 Haziran 1827) Şam’da vebadan vefat etti.

## Özellikleri

Algar’a göre Hâlidiyye, tarikatın geleneksel inanç ve uygulamalarının yanında şeriata bağlılığa ve cehrî zikirden kaçınmaya özel önem vermesiyle tanınır. Bağdâdî’nin görüşlerinde Nakşibendîler arasında da tartışılan yeni unsurlar vardır; bunların başında râbıta yorumu gelir. Bağdâdî râbıtayı “şeyhin sûretinin müridin zihninde tasavvur edilmesi” diye tanımlamış ve râbıtanın kendi vefatından sonra bile yalnız kendisine yapılabileceğini söylemiştir. Algar bu tedbirin tarikatın kollara bölünmesini önlemeye yönelik olduğunu düşünür. Hatm-i hâcegân da özellikle bu kolda büyük önem kazanmıştır.

## Yayılışı

Bağdâdî’nin çok sayıda halifesi Kuzey Irak, Doğu Anadolu, Kafkasya, Suriye, Hicaz, İdil-Ural ve Güneydoğu Asya’ya kadar uzanan geniş bir alanda faaliyet gösterdi. Hâlidîler Osmanlı Devleti’ne bağlılıkları ve sömürgeci güçlere karşı tavırlarıyla öne çıktı. Süleyman Uludağ, Anadolu’nun, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Balkanların, Hâlidî şeyhlerinin en etkili olduğu bölgelerin başında geldiğini belirtir. İstanbul’da Nakşibendiyye zamanla Hâlidîler tarafından temsil edilmeye başlanmış, bazı Nakşibendî şeyhleri inâbelerini Hâlidiyye vasıtasıyla yenilemiştir. Kazan’dan gelen Şeyh Zeynullah Resulev’in 1870’te İstanbul’da Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî’ye intisap edip Hâlidî icâzeti alması, kolun İstanbul’dan da yayıldığını gösterir.

## Kaynaklarda

Algar, Şam’daki Hânî ailesinden Muhammed b. Abdullah el-Hânî’nin (ö. 1862) el-Behcetü’s-seniyye’sini Hâlidiyye’nin temel kitapları arasında sayar.

## Köken

Mevlânâ Hâlid el-Bağdâdî’nin adından Arapça nisbet eki (-iyye) ile.