---
title: "Halvet der-encümen"
url: "https://www.naksibend.com/sozluk/halvet-der-encumen"
type: "sözlük-terimi"
description: "Sâlikin zâhiren halk içinde yaşarken bâtınen Hak ile beraber olması; Nakşibendiyye’nin temel esaslarından biri ve kelimât-ı kudsiyyenin dördüncüsü."
---

# Halvet der-encümen nedir?

Arapça: خلوت در انجمن
Transliterasyon: khalwat dar anjuman
İngilizce: solitude in the crowd

Sâlikin zâhiren halk içinde yaşarken bâtınen Hak ile beraber olması; Nakşibendiyye’nin temel esaslarından biri ve kelimât-ı kudsiyyenin dördüncüsü.

## Anlamı

Halvet der-encümen, “topluluk içinde halvet” demektir. Sâlik sûrette ve zâhirde insanlar arasında bulunur, işini, ticaretini, ailesini bırakmaz; mânen ve bâtınen ise Hak ile beraberdir. Tasavvuf literatüründe “el kârda, gönül yârda” ve “kalbin halktan gāib, Hak ile hâzır olması” gibi sözlerle ifade edilir.

## Tasavvuf geleneğinde

Süleyman Uludağ’ın tespitine göre fikrin kökleri erken tasavvufa uzanır. Kuşeyrî ârifi “kâin ve bâin”, yani halk içinde iken onlardan ayrı olan kişi diye tarif eder. Cüneyd-i Bağdâdî tevhid ehlinin bedenleriyle eşyada, ruhlarıyla eşyadan ayrı bulunduğunu söyler. Melâmet ehli de şöhretten kaçınıp sıradan insanlar gibi yaşamayı bu anlayışla açıklar. İbnü’l-Arabî, Hak ile beraberlik mertebesine ulaşan sâlikin bedenî halvete ihtiyacı kalmadığını, halk ile olma hâlinin onun için halvete dönüştüğünü belirtir.

## Nakşibendiyye’de

Abdülhâlik-ı Gucdüvânî, toplumla ilişkiyi kesmeden Hak ile beraber olmaya büyük önem vermiş ve bu düşünceyi halvet der-encümen tabiriyle ifade etmiştir. Bahâeddin Nakşibend’e tarikatının hangi esasa dayandığı sorulduğunda “halvet der-encümen” diye cevap verdiği nakledilir. Câmî, ticaret ve alışverişin Allah’ı zikirden alıkoymadığı kişileri anlatan âyetin (en-Nûr 24/37) bu esasa işaret ettiğini söyler. Reşehât’taki ifadeye göre halvette şöhret, şöhrette âfet vardır; gönül huzuru halvetten çok sohbette bulunur.

Nakşibendiyye’de halvet maddî ve mânevî olmak üzere ikiye ayrılır; gerçek halvet halvet der-encümendir. Uludağ, “nisbet-i aliyye” terkibinin de bu anlamda kullanıldığını kaydeder. Bu esas, tarikatın halvethâne ve çilehâne yerine sohbete dayanan yapısının ifadesidir.

## Kaynaklarda

Reşehât, Lâmiî’nin Nefehât tercümesi ve Hânî’nin el-Behcetü’s-seniyye’si esasın başlıca kaynakları arasındadır.

## Köken

Arapça halvet (yalnızlık, inziva) + Farsça der (içinde) + Farsça encümen (meclis, topluluk).