---
title: "Seyr ü sülûk"
url: "https://www.naksibend.com/sozluk/seyr-u-suluk"
type: "sözlük-terimi"
description: "Tâlibin bir mürşidin gözetiminde nefsini arındırıp makamları aşarak Hakk’a doğru ilerlemesi; başlangıcı tövbe, sonu fenâfillâh ve bekābillâh kabul edilir."
---

# Seyr ü sülûk nedir?

Arapça: سير و سلوك
Transliterasyon: sayr wa sulūk
İngilizce: the spiritual path, wayfaring

Tâlibin bir mürşidin gözetiminde nefsini arındırıp makamları aşarak Hakk’a doğru ilerlemesi; başlangıcı tövbe, sonu fenâfillâh ve bekābillâh kabul edilir.

## Anlamı

Sülûk sözlükte “yola girmek, yolda yürümek” demektir. Süleyman Uludağ’a göre tasavvufta “insanı Hakk’a ulaştıran tavır, amel, ibadet ve davranış tarzları” anlamında kullanılır. Tarikatlar sonrası dönemde aynı anlamdaki seyr kelimesiyle birlikte seyrüsülûk biçiminde yaygınlaşmıştır. Sülûk, tarikattan daha kapsamlıdır; tarikat belli bir şeyh etrafındaki cemaati ifade ederken sülûkte böyle bir kurumun varlığı şart değildir.

## Sâlik ve aşamalar

Bu yola girmek isteyene tâlip, yolun başındakine mübtedî, yolda ilerleyene sâlik, yolun sonuna ulaşana müntehî denir. Sülûkün başlangıcı tövbenin ardından kalbin uyanıklık (yakaza) hâlidir; sonu ise Hakk’a vuslatın (fenâfillâh) ardından Hak ile bâki olmaktır (bekābillâh). Aşamalara makāme, menzil, akabe gibi adlar verilir; Herevî’nin Menâzilü’s-sâ’irîn’i bunların en meşhur tasnifidir. Bir makam tam olarak gerçekleştirilmeden sonrakine geçilemez.

Sülûkün bilgili, tecrübeli ve sülûkünü tamamlamış bir mürşidin gözetiminde yapılması gerekir; tâlibin bu yolda tek başına yürümesi yolu şaşırmasına sebep olabilir. Sûfîler sülûk ile cezbe arasındaki ilişki üzerinde de durmuş, mürşidlik vasfına gerçek anlamda sâlik olan meczubun hak kazandığını söylemişlerdir.

## Seyrin yönleri

Sülûk; Allah’a (seyr ila’llāh), Allah’ta (seyr fi’llâh), Allah ile (seyr bi’llâh), Allah’tan (seyr ani’llâh) gibi seyirlere ayrılır. Allah’a doğru seyrin sonu varsa da Allah’ta seyrin sonu yoktur.

## Nakşibendiyye’de

Nakşibendiyye’de seyr ü sülûk intisapla başlar; zikir, letâif, murâkabe, râbıta ve sohbet bu yolun unsurlarıdır. Müceddidî usulde letâif ve murâkabe ile on yedi mertebenin aşılması sistemleştirilmiştir. Sefer der-vatan esası sülûkün iç yüzünü anlatır.

## Köken

Arapça seyr (yürüyüş, gidiş) + Farsça ü (ve) + Arapça sülûk (s-l-k kökünden; yola girmek).