Zikir, sözlükte “anmak, hatırlamak” anlamına gelir. Tasavvufta ise Cenâb-ı Hakk’ı kalben veya lisânen çeşitli isim ve sıfatlarıyla anmak, O’nu hiçbir zaman unutmamak demektir. Kur’ân-ı Kerîm’de “Beni zikredin ki ben de sizi anayım” (Bakara, 152) buyrulmaktadır.
Nakşibendî yolunda zikir, kalben (hafî) yapılır. Bu yüzden “zikr-i hafî” ya da sessiz zikir olarak da bilinir. Mürşidin telkiniyle başlayan zikir, sâlikin kalbini Allâh’a bağlayan en güçlü bağdır.