Seyyid Emîr Külâl
Seyyid Emîr Külâl (k.s.), 683/1284'te Buhara'nın Sûhârî köyünde doğmuş, 772/1370'te orada vefat etmiş Hâcegân şeyhidir. Muhammed Bâbâ Semmâsî'nin halifesi ve Bahâüddîn Nakşibend'in ilk ve en önemli mürşididir.
Hayatı
683 (1284) yılında Buhara'nın Sûhârî köyünde doğdu; bütün hayatını orada ve Buhara'nın diğer bazı köylerinde geçirdi. Babasının adı Emîr Hamza'dır; kendi asıl adı bilinmemektedir. “Emîr” lakabı Hz. Peygamber'in neslinden olmasına, Buhara'nın Farsça lehçesinde “çömlekçi” anlamına gelen “Külâl” ise mesleğine işaret eder.
Gençliğinde, Buharalıların hoş karşılamamasına rağmen güreşi çok severdi. Rivayete göre Râmîten'de güreşirken oradan geçen Muhammed Bâbâ Semmâsî uzun süre güreşçileri seyretmiş, maiyetindekilere “Bu güreş alanında sohbeti bir hayli insanı kemale erdirecek biri var, ben onu seyrediyorum” demiştir. Emîr Külâl güreşi bırakıp şeyhi evine kadar takip etti; Semmâsî onu manevi evlat olarak kabul etti ve tarikat âdâbını öğretti. Yirmi yıl kadar Semmâsî'nin halkasına devam etti; her pazartesi ve perşembe Sûhârî ile Semmâs arasındaki yolu zikrederek yürürdü. Yesevî şeyhi Seyyid Ata da onun manevi yetiştiricileri arasında anılır.
8 Cemâziyelevvel 772 (28 Kasım 1370) tarihinde doğduğu köyde vefat etti ve orada defnedildi. Türbesi kısa sürede ziyaretgâh oldu; köy zamanla asıl adı unutularak Mîr Külâl diye anılmaya başladı.
Silsiledeki yeri
Kemale erdikten sonra, Semmâsî'nin bebekken manevi evlat edindiği Bahâüddîn Nakşibend'in terbiyesiyle görevlendirildi. Reşehât'a göre bir süre sonra Sûhârî'de yapılan bir camiye tuğla taşıyan Bahâüddîn'i çağırıp “Ruhaniyetinin kuşu beşeriyet yumurtasından çıktı” diyerek sülûkünü tamamladığını bildirdi. Bahâüddîn başka şeyhlerden de faydalanmış olmakla birlikte Emîr Külâl onun ilk ve en önemli mürşididir.
Yûsuf Hemedânî'nin başlattığı geleneğe uyarak dört halife tayin etti: ikinci oğlu Emîr Hamza, Mevlânâ Ârif Dikgerânî, Şeyh Yâdigâr Künsürûnî ve Şeyh Cemâleddin Dihestânî. TDV maddesi Bahâüddîn Nakşibend'in bu halifeler arasında yer almamasını dikkat çekici bulur. Bahâüddîn, Gücdüvânî'nin rûhâniyetinden hafî zikri öğrenip onun halkasından ayrıldığında dervişler buna itiraz etmiş, Emîr Külâl ise müridlerine bu tutumlarının yanlış olduğunu söyleyerek Bahâüddîn'i savunmuştur. Hâcegân'ın bu kolu bir iki nesil Nakşibendîlik ile yan yana sürdükten sonra onunla birleşmiştir.
Timur ile ilişkisi
Emîr Külâl'in Timur'un mürşidi olduğu yolundaki rivayetler sıhhati şüpheli Tüzûkât-ı Tîmûrî'ye dayanır. Torununun oğlu Mevlânâ Şehâbeddin ise onun Timur için dua etmekten çekindiğini ve onu Semerkant'ta ziyaret etmeyi reddettiğini yazar. Şehr-i Sebz'de medfun Şemseddin Külâl ile Emîr Külâl'i aynı kişi sananlar yanılmıştır. Bursa'daki Emîr Sultan'ın Emîr Külâl'in oğlu olduğu yolundaki rivayetler de TDV'ye göre asılsızdır.