Ana içeriğe geç
Site yapım aşamasında. Bazı bölümler henüz boş.
naksibend.comyolumuz sohbet yoludur
← sözlük
sözlük maddesi

Nigâh-dâşt

نگاه داشت
nigāh-dāshten: guarding the heart

Sâlikin kelime-i tevhidi zikrederken kalbini dünyevî ve yersiz düşüncelerden koruması; kelimât-ı kudsiyyenin yedinci esası.

etimoloji

Farsça nigâh (bakış, gözetim) + dâşt (dâşten “tutmak” fiilinin geçmiş kökü).

Nigâh-dâşt nedir?

Anlamı

Nigâh-dâşt, Farsça “gözetip korumak” demektir. Hâcegân ve Nakşibendiyye’nin yedinci esası olarak sâlikin zikir sırasında kalbini gözetmesini, aklından bütün yersiz düşünceleri uzaklaştırmasını ifade eder. Hamid Algar tarifinde kelime-i tevhidi söylerken bütün yersiz düşüncelerin akıldan atılmasını, Necdet Tosun ise kalbin dünyevî düşüncelerden korunmasını öne çıkarır.

Nakşibendiyye’de

Hafî zikirde dil susar, zikir kalpte ve nefesle sürer. Bu durumda zikrin önündeki başlıca engel, kendiliğinden gelen düşünceler (havâtır) olur. Nigâh-dâşt, sâlikin bu düşüncelere kapı açmamasıdır. Nazar ber-kadem gözü, nigâh-dâşt ise kalbi korur.

Râbıta uygulamasının gayesi de Nakşibendî kaynaklarında kalbi dünyevî düşüncelerden temizlemek olarak açıklanır. Bu bakımdan nigâh-dâşt ile râbıta aynı ihtiyaca cevap verir: dağınık kalbi tek bir yöne toplamak. Bâz-geşt cümlesi niyeti, nigâh-dâşt ise dikkati korur.

İlk yedi esasın hedefi sekizinci esas olan yâd-dâşttır. Nigâh-dâşt bu sıralamada son basamaktır: kalp yabancı düşüncelerden korunabildiğinde Hak’tan daimi haberdarlık mümkün olur.

Zikrin kendisi de bu korumaya hizmet eder. Necdet Tosun’a göre nefy ü isbât zikrinin gayesi nefsin kötü arzularını yok etmek ve letâifi fenâ hâline ulaştırmaktır. Kelime-i tevhidin “lâ ilâhe” kısmı kalpteki yabancıyı nefyeder, “illallah” kısmı Hakk’ı isbat eder; nigâh-dâşt, nefyedilen düşüncenin geri dönmemesi için kalbin kapısında durmaktır.

Kaynaklarda

TDV İslâm Ansiklopedisi’nde “Nigâhdâşt” başlığı “Hâcegân” maddesine yönlendirir. Tarif “Hâcegân” ve “Nakşibendiyye” maddelerinde geçer. Hamid Algar sekiz ilkenin tarifinde kaynak olarak Fahreddin Safî’nin Reşehât’ını (Taşkent 1911, s. 20-28) gösterir.

ilgili kavramlar
atıf

"Nigâh-dâşt" (نگاه داشت): Sâlikin kelime-i tevhidi zikrederken kalbini dünyevî ve yersiz düşüncelerden koruması; kelimât-ı kudsiyyenin yedinci esası. naksibend.com/sozluk/nigah-dast