Ana içeriğe geç
Site yapım aşamasında. Bazı bölümler henüz boş.
naksibend.comyolumuz sohbet yoludur
← sözlük
sözlük maddesi

Yâd-dâşt

يادداشت
yād-dāshten: constant recollection

Sâlikin kalbinin her an Hakk’ın huzurunda olması, Hak’tan daima haberdar bulunması; kelimât-ı kudsiyyenin sekizinci esası ve ilk yedisinin hedefi.

etimoloji

Farsça yâd (anma, hatır) + dâşt (dâşten “tutmak” fiilinin geçmiş kökü).

Yâd-dâşt nedir?

Anlamı

Yâd-dâşt, Farsça “hatırda tutmak” demektir. Hâcegân ve Nakşibendiyye’nin sekizinci esası olarak sâlikin her zaman Hak’tan âgâh olmasını, kalbinin her an Hakk’ın huzurunda bulunmasını ifade eder. Hamid Algar ilk yedi esasın hedefinin bu sonuncusunu gerçekleştirmek olduğunun söylendiğini kaydeder.

Nakşibendiyye’de

Yâd-kerd zikri yapmak, yâd-dâşt ise zikrin meyvesi olarak Hakk’ı kalpte tutabilmektir. Hûş der-dem nefesi, nazar ber-kadem gözü, nigâh-dâşt kalbi korur; bu tedbirlerin hepsi kalbin sürekli huzur hâline varması içindir.

Süleyman Uludağ’ın “Vukuf” maddesinde vukūf-ı kalbînin iki anlamından biri, sâlikin zikir sırasında kendini daima Hakk’ın huzurunda bilmesidir ve bu kalp vukufuna yâd-dâşt da denir. Ubeydullah Ahrâr’ın “Vukūf-ı kalbî gönlün Hak Teâlâ’ya vâkıf olmasından ibarettir” sözü bu anlamı taşır. Bu hâle şühûd, vüsûl ve vücûd da denir; bu durumdaki sâlikin gönlünde Hak’tan başkasına yer yoktur.

Murâkabe kavramıyla da yakın ilişkisi vardır. Murâkabe, kulun iç ve dış âleminin sürekli Allah’ın gözetimi altında olduğunu bilmesidir. Yâd-dâşt bu bilginin kalpte kesintisiz bir hâle dönüşmesi olarak düşünülebilir. Bahâeddin Nakşibend’in murâkabeyi “devamlı olarak yaratıcıya nazar hâlinde bulunan sâlikin yaratılanı görmeyi unutması” diye tanımlaması da aynı hâle işaret eder. Halvet der-encümen esasında geçen “kalbin halktan gāib, Hak ile hâzır olması” ifadesi, yâd-dâştın toplum içindeki görünümüdür.

Kaynaklarda

TDV İslâm Ansiklopedisi’nde “Yâddâşt” başlığı “Hâcegân” maddesine yönlendirir. Tarif “Hâcegân”, “Nakşibendiyye” ve “Vukuf” maddelerinde geçer. Hamid Algar sekiz ilkenin tarifinde kaynak olarak Fahreddin Safî’nin Reşehât’ını (Taşkent 1911, s. 20-28) gösterir.

ilgili kavramlar
atıf

"Yâd-dâşt" (يادداشت): Sâlikin kalbinin her an Hakk’ın huzurunda olması, Hak’tan daima haberdar bulunması; kelimât-ı kudsiyyenin sekizinci esası ve ilk yedisinin hedefi. naksibend.com/sozluk/yad-dast