Ebû Ali Fârimedî
Ebû Ali Fârimedî (k.s.), 401/1010-11'de Tûs yakınındaki Fârmed'de doğmuş, 477/1084'te Tûs'ta vefat etmiş sûfîdir. Silsilede Ebû'l-Hasan Harakânî'den sonra gelir; Nakşibendiyye'nin Bekrî ve Alevî silsileleri onda birleşir ve Yûsuf Hemedânî ile devam eder.
Hayatı
Tam adı Ebû Alî Fazl b. Muhammed el-Fârmedî'dir. 401 (1010-11) yılında Tûs yakınındaki Fârmed (Fârmez) köyünde doğdu. Rüknü'l-İslâm, el-mürşid, kutbü'z-zamân ve şeyhü'l-meşâyih unvanlarıyla anılır. İlk öğreniminden sonra Nîşâbur'da Abdülkerîm el-Kuşeyrî'nin medresesine girdi ve onun seçkin öğrencilerinden oldu; özellikle vaaz ve hitabet tarzından etkilendi. Abdülgāfir onun vaaz meclislerini çeşit çeşit çiçek açan meyve ağaçlarıyla dolu bir bahçeye benzetir.
Nîşâbur'a gelen Ebû Saîd-i Ebü'l-Hayr'ı ziyaret edip ona bağlandı. Kuşeyrî ilme devam etmesini tavsiye etti; iki üç yıl sonra hocasının izniyle medreseden ayrılıp bir tekkeye yerleşti. Kuşeyrî, ulaştığı mertebeden sonra kendisine yardımcı olamayacağını söyleyince Tûs'ta Ebü'l-Kāsım el-Cürcânî'ye gitti; onun yanında mücâhede dönemini tamamlayıp vaaz icâzeti aldı. Harakânî'den de faydalandı. Kuşeyrî'nin kızıyla evlendi. Merv'de Büyük Selçuklu veziri Nizâmülmülk ile görüştü ve itibar gördü.
477 (1084) yılında Tûs'ta vefat etti; bazı kaynaklar 472 (1080) tarihini verir. Sem'ânî, şeyhin kabrini defalarca ziyaret ettiğini ve üç oğluyla tanıştığını kaydeder.
Silsiledeki yeri
Fârimedî, Nakşibendiyye'nin Alevî silsilesinde Ebü'l-Kāsım el-Cürcânî'nin, Bekrî silsilesinde Ebû'l-Hasan Harakânî'nin halifesi olarak gösterilir. İki silsile onda birleşir ve halifesi Yûsuf Hemedânî vasıtasıyla devam eder. Hemedânî'nin Risâle-i Sâhibiyye'de nakledilen sözünde de zikir telkini “büyük şeyh Ebû Ali el-Fârmedî”den kendisine ulaşmıştır. Harakânî ile Fârimedî arasına Ebü'l-Kāsım Kürregânî'yi koyan rivayet Yâkup Çerhî'nin Risâle-i Ünsiyye'sinde geçer.
Gazzâlî ile ilişkisi
Câmî, Nefehâtü'l-üns'te Fârimedî'yi Gazzâlî'nin şeyhi sayar. İkisi de Tûslu'dur ve görüştükleri bilinir; Gazzâlî İhyâ'da Fârimedî'den duyduğu birkaç sözü nakleder. TDV maddesinin yazarı Tahsin Yazıcı, Fârimedî vefat ettiğinde Gazzâlî'nin yirmi yedi yaşında olduğunu ve henüz tasavvufa yönelmediğini hatırlatarak onu Fârimedî'nin mürid ve halifesi saymanın doğru olmadığını yazar. Fârimedî; Gazzâlî, İbn Bâkûye ve Abdülkāhir el-Bağdâdî gibi âlim ve mutasavvıflar üzerinde etkili olmuştur.